seçkin bir kimse değilim, ismimin baş harfleri acz bile tutmuyor..
—
Şükrü Erbaş - Ömür Hanımla Güz Konuşmaları(Kaynak: zarifadam)
“خان باجی نرو…خان باجی
چشمان سیاه است و مستان خان باجی
لبانت هچو انار است خان باجی
تو خودت قول دادی، با چشمانت به من لبخند زدی
خدای بالا سر از دلم آگاه است
دلم آتش گرفته، خونه ام را بسوزان
تو را به شاه دالاهو قسمت می دهم
یا مهمانم بکن یا مهمانم بشو”
sözlerini naçizâne çevirdim:
“Khan Baji ışığım… Khan Baji…
gözlerin siyahtır ve sana hayranım Khan Baji
dudakların nar gibidir Khan Baji
kendine gözlerinin güleceğine dair söz verdi
Allah biliyor ki aklım kalbimde (başımda değil)
kalbime ateş düştü, evim-ocağım yanıyor
ben bu durumların ustası olmuş bir şâh değilim
ya misafirim ya da misafire yer gösteririm..”
(kusurum var ise affola, farsçam bu kadar yetti) :) hı bi de:
lay lay, lay la la la la lay lay, lay la la la la lay lay, la la lay la la lay la la lay..
lay lay la la lay, la la lay la la la la lay, la la lay la la lay…
—
Âh Muhsin Ünlü
karanlık kendine çekince perdeyi
göz hüzünle odayı kapar
el uyur ve akvaryumda balık
resmi çekilmiş nehir
zarifoğlu
(senkusolurgidersinbirtrenle gönderdi)
“şehri şerh eden şahane bir yağmur yağarken kaldırımlara..”
—
birhan keskin(kedidirokedi gönderdi)
“sabırla tevekkül dokunur durur
sevdâ bestelenir gece içinden..”
sanki arka koltukta da ben oturuyorum, paşalıyla geceye doğru..
—
İsmet Özelseni en kuytu bakışlarımda saklayacağım..
seni uykusuz gece yarılarımda saklayacağım..
başlayıp da bitiremediğim yazılarımda..
bir radyo istasyonunda çalınan ortadoğu şarkısında.. | tarık tufan
“Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı insanın yüreğini paralayan, sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, kafada en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.”
-Şeker Portakalı
(Kaynak: kuyruuumnerede, evsarmasigi gönderdi)
—
Nuri Pakdildinlerken nasıl mutlu oluyorum belli değil.
mutlu mutlu finallere çalışıyorum belli değil. :)
(Kaynak: midnightinrome, dahaiyibuisim gönderdi)
yas tutan söyleyin başka ne tutsun
son kullanma tarihi geçmişken mecalimin
üstüme, iki beden dar gelir ölülerin elbisesi
ne zaman kalsam kendime hep
yanlış kuşlar uçar çocukluğumun üstünden
eski bir yetimden esinlenen çocukluğumun
şimdi ne anlatsam size tuhaf kaçar, susayım
mahrumdu meleklerden geceleri konduğum pencere kenarları
sapanla çocuk vuruyordu bahçemizdeki kuşlar
meydana saklanmış adamlar geçmişiyle korkuturdu beni
aklımı bu yüzden yitirdim
özenle kırılırken kalbim… kefilim yok
aradan çıksın dedim bu yüzden yaşıyorum
nereye gitsem yakışmadım beni kim aklayacak
ne büyük bir yanılgıyım bu şehrin ortasında
kendimi gammazladım yoksa çıldıracaktım
şimdi, mübaşirler bağırsın diye adımı ortalıkta
yaraladım, gövdemdeki telaşa uymayan gençliğimi
son hamle bana düştü
koltuğunda büyük bir kibirle oturan hakime
açıkça teklif ettiğim rüşvetten sıyırdım
verdiğim bahşişi kabul etmezken beni mahşere uyandıran melekler.